Av. Mehtap Demirhan Özdemir

Av. Mehtap Demirhan Özdemir

SİYASET VE İLKESİZLİK ÜZERİNE

Farabi, siyaseti “toplumu erdemli kılma sanatı” olarak tanımlıyor. Yani siyasetin özü, toplumu daha iyiye, daha ahlaklı ve daha huzurlu bir noktaya taşımak olmalı. Ancak, Türkiye siyasetinde yıllardır gördüğümüz manzara, bu tanıma pek uymuyor.

Süleyman Demirel’in ünlü sözü vardır: “Dün dündür, bugün bugündür.” Bu söz, Türk siyasetinin pragmatizmini en iyi anlatan cümlelerden biri oldu. Bugün gelinen noktada ise bu pragmatizm, ilkesizlikle iç içe geçmiş durumda. Dün ak dediğine bugün kara demek, dün karşı çıktığı kişiyle bugün el sıkışmak, dün tükürdüğünü bugün yalamak siyasette olağan hale gelmiş durumda. Bunun en bariz örneklerinden biri de milletvekili transferleri.

Bugün bir milletvekili, seçmenin kendisini bir partiye olan aidiyeti sebebiyle Meclis’e gönderdiğini unutup, başka bir partiye rahatça geçebiliyor. Seçmen, sandıkta hangi partiye oy verdiyse, o vekilin de o partide kalmasını bekler. Ancak, siyasi ahlaktan yoksun bir düzen, milletin iradesini hiçe sayarak vekil transferlerini normalleştirdi.

Siyasi Partiler Kanunu’nda bu duruma bir düzenleme getirilmesi şart. Partisinden istifa eden bir vekilin, milletvekilliğinden de istifa etmesini zorunlu kılan bir madde eklenmeli. Böylece seçmenin iradesi yok sayılmamış olur. Bir milletvekili gerçekten başka bir partiye geçmek istiyorsa, bunu halkın onayına sunmalı ve yeniden seçime girmelidir. Ya da tercihli oy sistemi olmalı ve vekil en azından şahsi oylarının da olduğunu gösterebilmeli, seçmen de sadece partiye değil, vekile de oy kullandığından hezayana uğramamalı, parti kadar sorumluluğa ortak olmalı. 

Siyaset, gerçekten de Farabi’nin dediği gibi “erdemli bir toplum” yaratma sanatı olmalıdır. Ancak, bugünkü tabloya baktığımızda, siyaset daha çok kişisel çıkarların, güç hesaplarının ve günü kurtarma çabalarının aracı haline gelmiş durumda. Eğer Türkiye’de demokrasiye ve halk iradesine gerçekten değer veriliyorsa, siyasi partiler ve milletvekilleri için daha etik kurallar belirlenmeli ve bu tür ilkesiz uygulamaların önüne geçilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar